Skip to content

Spat on your shoes // Ayakkabılarını ıSpatla

19/10/2008

 
Turkish Soldiers wearing spats
Turkish Soldiers wearing spats

When I came across this brilliant idea, I could not contain myself.  Posso the Spat is a basically a new twist on the traditional spats – also worn as Turkish armed forces.  Instead of investing on a new pair of shoes, sandals, or boots spats will change your favorite shoe to a newer version of itself. I think this one of the greatest shoe accessories ever!  However, at about 300 bucks a pop it is quite pricey. Another possibe DIY project on the horizon – my grandfather would’ve whipped these babies up for me if he was alive 😉  If you are willing to invest in them you can have your very own Posso the Spat online at Revolve Clothing or at Cyana Boutique.

********************

Konumuz her zamanki gibi ayakkabı.  Bu dehasal ayakkabı aksesuarlarının varlığından haberdar olunca herkesle paylaşmak istedim.  Spat denen olay bildiğimiz askerlerin ayaklarına geçirdikleri tozlukPosso the Spat bu fikri modernleştirerek ayakkabılarını farklı bir şekle bürünmesini yardım ediyor.  Ekonomik krizde pekte yararlı olabilecek bu tozluk olayı aslında 300 kusur $ oldukları için pekte ekonomik sayılmazlar.  Rahmetli dedem hayatta olsaydı bana çeşit çeşit yapardı.  Yok, beni ekonomik kriz etkilemez derseniz eğer o zaman Revolve Clothing yada Cyana Boutique´den kendinize Posso the Spat ısmarlayabilirsiniz.  Bana  tabi ki yeni “kendin pişir kendin ye” projesi olarak geri dönebilir daha büyük bir olasılık.

 

 

Reblog this post [with Zemanta]

Fabrics at the Friday bazaar – Cuma Pazarı kumaşları

18/10/2008

 

Color Bazaar

Image by svenwerk via Flickr

Today I have experienced a very “ritual” activity for those who live in Istanbul and in Turkey.  Almost everyday of the week, you can find a “bazaar” setup. These bazaars will host everything from clothes to food to spices to house stuff.  Of course, some are more popular than others.  One of the most popular ones is the “Tuesday Bazaar“.  I have been dying to go to one mainly for the clothes and accessories.  However, it turns out that the “Friday Bazaar” is also hosted in the same area and contains more clothes AND I read in “Istanbul Life” magazine that there is HUGE selection of fabrics at the Friday one. I was amazed at the selection and quality of the fabrics.  I have been pondering a project with my future sister-in-law (more on that later) and also another project I got inspired to try after seeing Kingdom of Style’s Queen Marie’s DIY organza skirt.  I bought about 2 meters of organza fabric in three different colosr at only 3 YTL each (about 2 bucks)!!!!!! I cannot explain my excitement!!!!  The only disadvantage is that I am not guaranteed to find the same fabric again next week. Most of them are factory left overs – I swear I saw so much Chanel like material.  So you have to make sure you get enough.  My suggestion is to buy as much as you possible can….it is so cheap!  I am just saddened with the fact that I won’t be able to attend these bazaars when I start working. Oh well…can’t wait until I got the skirts sewn.

 

****************************

Hayatımda pazara iki kere gitmişliğim vardır. Her iki deneyimde bayağı güzel geçmişti.  Bugün bu deneyimi Cuma Pazarında tekrar yaşadım.  İstanbul ve Türk kültürünün büyük bir parçası olan bu rituel hiç bir zaman eksilmesin hayatımızdan! Yok yoktu!!! Tabi ben daha çok İstanbul Life magazininde hakkında okuduğum kumaş pazarını çok merak ediyordum.  Gittiğimde de gerçekten ağzım açık kaldı. Diğer yaşadığım memleketteki kıtlıktan sonra kendimi kumaş cennetinde hissettim. Sevgilimin kızkardeşi ile planladığım ufak bir proje için (bu konuyu sonra tekrar açacağım) ve Kingdom of Style´dan esinlendiğim organza etekler için kumaş aradım. 3 farklı renk organza kumaşın 2şer metresi için  tam 3 YTL ödedim!!!!  İnanılmaz!!!!  Tabi bu işin dezavantajlarıda var. Aynı kumaşı önümüzdeki hafta tekrar bulacağanızın garantisi yok.  Onun için alırken fazladan almak şart. Nasılsa ucuz! Çoğu artık kumaş olduğu için vitrinlerde gördüğünüz kumaşı tekrar pazarda görmeniz mümkün. Tek üzüldüğüm şey işe başladığımda bu pazarlara gidemeyeceğim….Neyse, bundan böyle sır organza etek projesinin takibinde….

Reblog this post [with Zemanta]

Brand new world / Yeni bir hayat

15/10/2008
Forever21 Blondie tshirt, Forever21 jeans, Colin Stuart bootie

Forever21 Blondie tişört, Forever21 eskitilmiş kot pantolon, Colin Stuart bootie

I have been struggling with a mini online fashion project for the last year and a half with little or no success.  I have come to realize within the last few months that for the project I want to accomplish, I can only either concentrate on the technical side or purely on the creative side.  The technicality basically killed my creativity.  My pride has lost the battle (for I am in the technical field) and I am surrendering myself to the “you can own a blog in seconds” mentality to allow my creativity to flow….

 

Now that the basic intro is over….why “Istanbul on Stilletos”? Well, I have moved to Istanbul just recently to start a new life. I mean a completely brand new life. In addition, I have an acquired passion for fashion (as a hobby).  The little time I have spent in this town, first thing I have learned was that the combination of uneven pavements throughout 99% of Istanbul and my huge selection high heels (mostly acquired on huge sales) do not go hand in hand…for the untrained.  I thought with this blog, I can start to document the journey of my new life in Istanbul and my journey of self discovery – personality, culture, and style – and finally learn the fine art of walking on stilettos in the streets of Istanbul, conceptually and maybe someday, literally.

********

Son bir buçuk senedir ufak bir online moda projesiyle başarısız bir şekilde debellenmekteydim. Ama zaman içinde farkına vardım ki bu projenin başarılı olması için ya sadece teknik tarafına odaklanmam gerekiyor yada sadece yaratıcı tarafına.  Teknik problemler yaratıcılığımı zaman içinde öldürdü gitti.  Gururum bu savaşa yenik düştü (teknik sahada çalıştığım için gurur önemli) ve artık kendimi “sadece bir kaç saniye içinde seninde bloğun olabilir” mantelitesine uyarak yaratıcılığımın kapılarını sonuna kadar açtım….

Bu özetten sonra….peki, niye “İstanbul´da Stilletolar Üzerinde“?  Çok yakın bir zamanda İstanbul´da yeni bir hayata başladım. Tam anlamıyla yepyeni bir hayat. Yeni başlangıçların verdiği merak ve heyecan içimde kıpır kıpır. Diğer yandan da yakın zamandan beri ilgilendiğim moda konusu (daha çok hobi olarak). Burada bulunduğum kısa süre içerisinde öğrendiğim şeylerden ilki İstanbul´un engebeli kaldırımları ve benim yüksek topuklu ayakkabı kolleksiyonum birlikte bu işi “yürütemiyorlar” –  İstanbul tecrübesi olmayanlar için 🙂  Bu blogla İstanbul´u bir şehir olarak keşfetmeyi ve kendimi – kültürel, kişisel, ve stil açısından – keşfetmeyi dokümante ederek sonunda İstanbul sokaklarında yüksek topuklarla yürüme sanatını bir gün hem kavramsal olarak hem de gerçek anlamda öğreneceğimi ümit ediyorum.